Foto Galeri WebTV

02 Ağustos 2014 Cumartesi  18:07
ZÜHRE ÇELİK BENİM DÜNYAM
Bugün sizlerle umudun olduğu her durumda yaşama sevincinin bulunabileceğine dair duygularımı paylaşmak istedim.
 



Paylaş
QR Kodu
 

Uzun zamandır ben yine hem hayatı hem yazılarımı hem de sizlerle duygularımı paylaşmaya ara vermiştim. Bu günlerde yine kendi duygularımı kendi içimde sorgulamaya başladım. 

Doğduğum günden beri benim önümde hep duvarlar oldu. Geriye dönüp bakınca görüyorum ki; aslında ben hep o duvarları kırmaya, yok etmeye çalışmışım. Bir kırabilsem yok olası o duvarları, sanki koşup oynayamadığım, salına salına yürüyemediğim ama beni bekleyen sokaklarıma koşacakmışım gibi gelirdi bana.

Tabi bu hiç olmadı…

Küçükken düşünürdüm acaba ben özürlümüydüm yoksa engellimi? Sokakta koşup oynayan, okula giden yaşıtlarıma kafesteki bir kuş gibi baktığımda penceremden sokak ulaşılmaz görünürdü ve engelli olduğumu düşünürdüm. Koca kız olduğum halde, annemin kollarında küçük bir bebek gibi taşınırken de özürlü olduğuma inanırdım…

Bazen kendimi annemin kucağından kendimi yere atıp, canımı acıtan gözlere inat ‘’ bakın ! ben bir engelli yada özürlü değilim. Ne olur artık bana acıyan, küçümseyen gözlerle bakıp canımı daha fazla yakmayın diyebilmeyi ne çok isterdim…

Kimi zaman küçük bir çocuk karşıma geçip ‘’ sen neden yürüyemiyorsun?’’ diye sorduğu zaman boğazım düğümlenir, cevap veremezdim. Kulakları duymayan biriymiş gibi duymazlıktan gelir ve dua ederdim… Allah’ım ne olur bir oyuna filan dalsın ve bana bir daha bu soruyu sormasın diye.

Bir söz duymuştum günlerden bir gün ve zamanla kendimi bu söze çok inandırırdım. ‘’ Her gök kuşağının sonunda mutlaka güneş vardır'' diye... Güneşin olduğu her yerde yaşam kıpırtıları, yaşamın olduğu yerde de umut yok mudur? Umudumuz,hayallerimiz olmasa sadece ruhlardan ibaret olmaz mıyız?

İşte bu bir yaşam felsefesi olmalı bence... Ben de bu umudu her nekadar engelli olsam da, gözleri güneş gibi parlayan, gülümsedikçe etrafına umutlar saçan, engelli arkadaşlarımı, kardeşlerimi, bana sevgiyle bakan ailemi, dostlarımı ve çevremdeki yüreği sevgi dolu tüm insanları görünce yakaladım...

Düşünüyorum da; engelli olmak engelli olmak eksik olmak demek değilmiş. Bedenimiz engelli olabilir ama önemli olan yaradılışa saygı duymaktır. Asıl eksiklik; bakıp görememek, tutup hissedememek, duyup anlayamamak değil midir? Ve ben şimdi anladım ki; benim için hayat, bir tiyatro sahnesiymiş. Ben de tüm insanlar ve engelli arkadaşlarım, kardeşlerim gibi, umudunu hiç kaybetmeyen, hayallerine koşan, içindeki yaşama sevincini hiç bırakmadan kendi sahnesinde oyununu iyi oynayan ve oynadıkça ustalaşan iyi bir oyuncuymuşum... Hoşçakalın...

Zühre çelik...

 
 

 

 

 

 

ZÜHRE ÇELİK BENİM DÜNYAM
Bugün sizlerle umudun olduğu her durumda yaşama sevincinin bulunabileceğine dair...
02.08.2014 (0)
MHP 17 BİN OY ALACAK
Milliyetçi Hareket Partisi Veli Yorulmaz ile geniş kapsamlı bir röportaj gelişti...
03.07.2013 (0)
“Korkuteli'nin en büyük eksiği sosyal yaşamı”
Serbest Kürsü'nün konuğu Hasan Saraç...
10.07.2012 (0)
“Tek hayalim Üniversiteyi açmak”
Korkuteli Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Galip Kaya, ...
10.07.2012 (0)
“Bazı kişiler sattığı ürünü kalitelisini saklıyor”
İlçemizin sevilen esnaflarından ve işini ciddiye alan, müşteri memnuniyetini ö...
27.06.2012 (0)
Akar aday olur mu?
Hüseyin Ünal ile Serbest Kürsü ...
04.06.2012 (7)
İlk olarak Kapalı Çarşı yapardım
Bugünkü konuğumuz genç bir esnafımız olan Mikro İletişimin sahibi Emrah Kurşunte...
04.06.2012 (0)
Futbol takımlarını çekmek için Tesis yapalım
Bu günün Konuğu Süleyman Koyuncu yani namı diğer Arap Sülo kardeşimiz oldu....
30.05.2012 (0)
İktidar farklı, Yerel Yönetim farklı olunca üvey e
Bu gün serbest kürsüde Yaren Özgür’ü konuk etti. Yaren Özgür Korkuteli’nin gözde...
28.05.2012 (0)
Baraj yapılırken tarihimizi yerin altına gömdüler.
Korkuteli’nin sorunlarını ve çözüm yollarını halkın kendisinden dinlemeye devam ...
25.05.2012 (0)